Güler Sabancı’ya Raymond Georis Yenilikçi Filantropist Ödülü verildi

06-06-2009
  • SABANCI: “AİLEMİN HAYIRSEVERLİK MİRASI BANA BÖYLE BİR ÖDÜLÜ ALMA YOLUNU AÇMIŞTIR”
  • “BİZ SABANCI OLARAK, YAPTIĞIMIZ HER İŞTE- SABANCI ÜNİVERSİTESİ’NDE, SAKIP SABANCI MÜZESİ’NDE VE SABANCI VAKFI’NDA-  ÜLKE İNSANININ HER ŞEYİN EN İYİSİNİ HAKETTİĞİNE İNANARAK ÇALIŞIYORUZ.”
  • “BİZİMKİ GİBİ GELİŞMEKTE OLAN BİR ÜLKEDE, İLERLEMEYİ HIZLANDIRACAK TEK YOL, CESARETLE EN İYİ SİSTEMLERİN UYGULANMASINDAN GEÇER”  

(Soldan sağa) Gulbenkian Vakfı ve Avrupa Vakıflar Merkezi Başkanı Emilio Rui Vilar, Güler Sabancı, Mercator Fonu Başkanı Norine MacdonaldSabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın Raymond Georis Yenilikçi Filantropi Ödülü’nü alması onuruna  Sakıp Sabancı Müzesi’nde yerli ve yabancı misafirlerin katıldığı bir resepsiyon verildi.

Sabancı, gecede yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Bu ödül Avrupa Vakıflar Birliği, Mercator Fonu tarafından Roma’da gerçekleştirilen Avrupa Vakıflar Merkezi (EFC) Yıllık Konferansı’nda verilmişti. Ancak ne yazık ki ben ödül törenine katılamamıştım. Ancak bu gece, sizleri Sabancı Ailesi’nin evi olan ve benim de çocukluğumu geçirdiğim Sakıp Sabancı Müzesi’nde ağırlamaktan dolayı çok mutluyum. Ailemin hayırseverlik mirası bana böyle bir ödülü alma yolunu açmıştır. Ailemin sahip olduğu en önemli değer; ‘bizden daha az şanslı olanlara ulaşmanın, yardım etmenin ve onların hayatlarında fark yaratarak, daha yüksek yaşam standartlarına ulaşmalarına yardımcı olmaktır’. Ben bu değerle yetiştirildim. Sabancı olarak, yaptığımız her işte - Sabancı Üniversitesi’nde, Sakıp Sabancı Müzesi’nde ve Sabancı Vakfı’nda-  ülke insanının herşeyin en iyisini hakettiğine inanarak çalışıyoruz. Bizimki gibi gelişmekte olan bir ülkede, ilerlemeyi hızlandıracak tek yol, cesaretle en iyi sistemlerin uygulanmasından geçer. Farklı kurumların farklı yaklaşımları ortaya koymalarının bu gelişim sürecini hızlandıracağına yürekten inanıyorum.

Üniversitemizde, Müzemizde  ve Vakfımızda gerçekleştirdiğimiz tüm projelerde, dünyadaki en iyileri örnek alıyoruz ve onların da üzerine çıkmak için çalışıyoruz.

gorsel_1_320x240.jpgKonuşmasında Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Vakfı’nın çalışmalarına da yer veren Güler Sabancı açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ailem bir üniversite kurulmasına karar verdiğinde bu konunun benim sorumluluğumda yürütülmesini istedi. 1995 yılında ilk arama konferansıyla başladığım bu heyecan verici yolculuk bugün de devam etmekte. 2004 yılından bu yana ise, Genel Müdürümüz Hüsnü Paçacıoğlu’nun liderliğinde,  Mütevelli Heyeti’nde görev alan kuzenlerimle birlikte,  Zerrin Koyunsağan ve Filiz Bikmen’in de yer aldığı yetkin bir ekiple Vakfın yönetimini üstlenmiş bulunuyorum. Bu ekiple birlikte, Vakfımızı yeni açılımlara ulaştırmak için vizyonumuzu ve stratejimizi yeniden belirledik.

Bu gece Vakfımızın bugünkü başarılı seviyesine ulaşmasında katkısı olan herkese teşekkür etmek istiyorum. Ama özellikle 30 yılda ekipleriyle birlikte Türkiye’nin en başarılı hayır kurumlarından birini yaratan rahmetli amcalarım Hacı Sabancı Bey’i ve benden önce Vakfımızın Başkanlığı’nı yapan Sakıp Sabancı Bey’i anmak istiyorum.

Sizlere bu gece Vakfımızın geleceğine dair çalışmalarımız sırasında edindiğimiz tecrübelerimizden biraz bahsetmek istiyorum.

Sabancı Vakfı’nın en önemli filantropi girişimlerinden biri olan Sabancı Üniversitesi, aile değerlerimiz arasında yer alan yurttaşlık görevlerimiz ile farkındalığı kendi sistemlerinde biraraya getirmiştir:

  • Sabancı Üniversitesi, Türkiye’de ilk kez öğrencilerin zorunlu olarak dahil olduğu toplumsal katılım programını hayata geçirmiştir.
  • Türkiye’de eğitimin erişilebilirliğini ve kalitesini geliştirme yönündeki çabaların harekete geçirilmesinin savunuculuğunu üstlenen Eğitim Reformu Girişimi de üniversitemizde doğmuştur.

Akademik çalışmalar, araştırma ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan işbirlikleri neticesinde sosyal ve ekonomik adaletsizliklerin sebeplerini ve bunların farklı şekillerde yönetilebileceğini, daha da net görmeye başladık. 

Geçen 10 yıl içinde, Türkiye’de sivil toplumun rolü konusunda çok önemli bir değişime tanık olduk. Sivil toplum, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve gelişim hedeflerine yönelik kritik sonuçları olan projelerin uygulanmasında daha aktif olmaya başladı.  Biz de bu durumu fırsata çevirerek,  Sabancı Vakfı’nın ülkemizin gelişimine destek olması için yeni bir stratejik yön çizdik. Birkaç aylık yoğun araştırma ve düşünce sürecinin ardından yeni değişim ve program stratejimizi ‘Kadınlar, gençler ve engellilere eşit fırsatların yaratılmasını ve topluma aktif katılımlarını destekleyen ortamların geliştirilmesine katkıda bulunmak’ şeklinde belirledik. İki yıl içinde, hibe programı, uluslararası ortaklıklar ve Sabancı Vakfı Konferans Serisi gibi yeni programlarımızı oluşturarak çok büyük aşama kaydettik.

Ama hala Sabancı Vakfı’ndaki heyecan verici yeni yapılanma ve yenilikçi filantropi yolculuğunun başındayız. Tüm bunlar Mütevelli Heyeti, yönetimimiz ve çalışanlarımız sayesinde hayata geçti. Onlara bir kez daha teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Üniversitemiz gibi bir değişim simgesi ve iyi örneği görünce, Vakfımızın bundan 5-10 yıl sonra geleceği noktayı düşünmek beni heyecanlandırıyor. Umuyorum ki Vakfımız da, Üniversitemiz gibi, Türkiye’de üçüncü sektöre yenilik getirecektir. Bu ödülün, vakıfçılık alanında yenilik yaratma amacımıza ulaşmak için doğru yolda olduğumuzu tasdik ettiğine inanıyorum.”

Mercator Fonu Başkanı Norine MacDonald  ise konuşmasında “Güler Sabancı’nın Mütevelli Heyeti Başkanı olduğu Sabancı Vakfı, Türkiye’de sosyal adalet konusunda ilk defa hibe programı açarak, vakıf çalışmalarına Avrupa standartlarını getirmek konusunda öncü olmuştur.  Bu yılın jürisi, Güler Sabancı’nın insanların düşlerini ve idealist umutlarını somut sonuçlara dönüştürmekteki özgün yeteneğinin ödülün ruhuyla son derece örtüştüğü görüşüne vardı” dedi.

Gulbenkian Vakfı ile Avrupa Vakıflar Merkezi Başkanı Emilio Rui Vilar,  “İstanbul gibi güzel bir şehirde olmaktan ve aynı zamanda Sakıp Sabancı Müzesi’nde Gulbenkian Vakfı’nın düzenlediği “Lisbon: Bir Başka Şehirden Hatıralar” sergisini gezmekten çok büyük keyif aldım” diyerek konuşmasına başladı. Sözlerine “Sayın Güler Sabancı’ya “Raymond Georis Yenilikçi Filantropist Ödülü”nü şahsen takdim etmekten onur duyuyorum. Ödülün amacı, insanların hayatlarında gerçekten fark ve değişim yaratabilen kurum ve kişilerin takdir edilmesidir. Bu yıl tüm adayların arasından kendini insan haklarına, toplumsal gelişime adamış Türkiye’den bir iş kadını yükseldi. Güler Sabancı kariyeri boyunca eğitim, kültür-sanat ve kadının toplumda güçlendirilmesi konularında önemli çalışmalar yapmıştır” dedi.

“Raymond Georis Yenilikçi Filantropist Ödülü”
Avrupa Birliği Konseyi ve Batı Avrupa Birliği Genel Sekreteri Javier Solana’nın başkanı olduğu jüri tarafından 2009 yılında Güler Sabancı’ya verilmesi uygun görülen “Raymond Georis Yenilikçi Filantropist Ödülü”ne Avrupa’da yenilikçi ve toplumda derin etki yaratabilmiş kişiler ve vakıflar hak kazanmaktadır.  Avrupa’nın en prestijli vakıf ve sivil toplum ödüllerinden biri olarak kabul edilen ödülü veren Mercator Fonu, uluslararası filantropi programları ve vakıfları arasında bağlantı kurarak beraber çalışmalarını desteklemektedir.

Filantropi alanında Avrupa’nın lideri olarak kabul edilen Raymond Georis, aynı zamanda Avrupa Vakıflar Merkezi’nin kurucu başkanıdır. Georis, Avrupa vakıfları arasında kurduğu ortaklıklar ve getirdiği yenilikler ile filantropi sektörüne önemli katkılarda bulunmaktadır.

Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki web adresimizi ziyaret edebilirsiniz
www.sabancivakfi.org

Bilgi için:
Banu Güler (149) (Tel: 0212 2123460)   Semra Çağlar (120) (Tel: 0212 2123460)
bguler@mpr.com.tr