Sakıp Sabancı Vefatının Onuncu Yıldönümünde Dostlarının Katıldığı Törenle Anıldı

11-04-2014

- SABANCI HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI GÜLER SABANCI: “SAKIP SABANCI’NIN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ İNANILMAZ BULAŞICI POZİTİF ENERJİSİYDİ.

-“LİDERLİĞİ: BARDAĞIN DOLU TARAFINA BAKIP BOŞ TARAFINI DOLDURMAK İÇİN TEŞVİK ETME, MOTİVE ETME” ÜSTÜNE KURULUYDU.. “

-“SAKIP BEY HER KONUDA DİYALOĞA AÇIK, UZLAŞMACI BİR KİŞİLİĞE SAHİPTİ. AYRIŞTIRAN DEĞİL, BİRLEŞTİRENDİ”

-SAKIP SABANCI’NIN TORUNU MELİSA TAPAN: “DEDEM BANA HAYATA DAİR ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ. O; YARDIMSEVERLİKTEN DUYACAĞIM HAZZIN HİÇ BİR BAŞARIYLA EŞDEĞER OLMAYACAĞINI GÖSTEREN KİŞİYDİ“

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Merhum Sakıp Sabancı, vefatının onuncu yıldönümünde düzenlenen bir törenle anıldı. Sabancı Center’daki geceye Sakıp Sabancı’nın eşi Türkan Sabancı, kızı Sevil Sabancı, torunu Melisa Tapan, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Sabancı, dostları, iş ve sanat dünyasından bir çok isim ve Sabancı Topluluğu’nun çalışanları katıldı.

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı gecede yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Sakıp beysiz, ama her an onun hatıraları ve O’nu anarak geçen 10 yıl hem uzundu O’nsuz olduğu için, hem de kısaydı, çünkü O’nu çok andık. Onun en önemli özelliklerinden biri hepinizin bildiği gibi o inanılmaz bulaşıcı, pozitif enerjisiydi. En umutsuz zamanlarda bile, bulduğu, akıllı ve umut veren enerjisi… Empatisi çok yüksekti, asla umutsuzluğa kapılmazdı. Liderliği: “bardağın dolu tarafına bakıp boş tarafını doldurmak için teşvik etme, motive etme” üstüne kuruluydu. Şimdilerde “coaching” dedikleri yönetim stili, karşınızdakinin potansiyelini ortaya çıkartmaya, onu başarılı kılmaya yönelik yaklaşım, O’nun doğal olarak yaptığı bir şeydi. İnsan sevgisi çok yüksekti, herkese önem verir, sevgiyle yaklaşır, herkese kendini özel hissettirir, çok dikkatli dinler, dokunurdu.”

Güler Sabancı konuşmasına şöyle devam etti: “Sakıp Bey her konuda diyaloğa açık, uzlaşmacı bir kişiliğe sahipti. Ayrıştıran değil, birleştirendi. Ortak noktaları bulmakta çok ustaydı.

TÜSİAD ile ilgili bir anıyı hatırlıyorum; Uzun bir aradan sonra rahmetli Bülent Ecevit TÜSİAD’ı ziyaret etti. Sakıp Bey gülümseyerek karşıladı ve;

“Sayın Ecevit biz sizinle dünyaya aynı pencereden bakmıyoruz, birçok konuda farklı görüşlerimiz olabilir ve kolay anlaşamayabiliriz. Ancak bir konu var ki; o da çok önemli bir konu, sizinle yüzde yüz anlaşırız ve aynı taraftayız. O da, vatan sevgisi” demişti. Ecevit gülümsemiş, “haklısınız Sayın Sabancı” demiş ve TÜSİAD üyelerini rahatlamıştı. Bugün çalışma arkadaşları adına kabristan da konuşan Genel Sekreterimiz Nedim Bozfakıoğlu beyin de söylediği gibi, “Herkes vatanını sever, O’da çok severdi, ama önemli olan Vatanınızın sizi ne kadar sevdiğidir!

Sakıp Bey yeniliklere çok açıktı, her türlü yeniliği merak eder, sorar ve takip ederdi ve bunu tek başına da yapmazdı, genellikle birlikte öğrenmekten çok zevk alırdı. Yine bir gün bizleri topladı ve “İnternet” nedir? Ne gibi gelişmeleri bize getirebilir? Bu konuda bir sunum hazırlatmış ve hep beraber dinleyelim istemişti. Toplantı sonunda birçoğumuza fazla gerçekçi gelmeyen tüm söylenenlere rağmen içimizde en çok bu konuya inanan O olmuştu. Nitekim 2002 yılında kendi web sitesini kurdu ve geçen yıl 2013 yılında, vefatından 9 yıl sonra 45 bin kişi web sitesini ziyaret etti.”

-“BUGÜN YAŞASA, TWITER’DA, FACE BOOK’DA, INSTAGRAM’DA OLURDU”

“İletişim, paylaşmak, samimiyet, şeffaflık, tüm bunlar O’nun çok sevdiği ve O’nu Sakıp Bey yapan özelliklerdi. O bunları araç olarak görürdü, esas meselesi; insanlara ulaşmak, dokunmak, sevmek ve sevilmekti. 14 kitap yazmıştı, düşüncelerini ve duygularını paylaşmıştı. O yüzden bugün olsa mutlaka twitter’da, facebook’da, instagram’da olurdu.

Hayatı bu kadar çok seven, her anının kıymetini bilmek isteyen Sakıp Beyin belli aralıklarla ve yine aynı coşku ve istekle vasiyet hazırlaması bunu çevresi ile paylaşması, akıl alıp yeniden yazması, bir çoklarımıza garip gelebilir. Ancak, Sakıp bey için vasiyet hazırlamak hayatının, projelerinin adeta devamını planlamak gibiydi. Vasiyetinin de özünde “insan” vardı. İnsanlara dokunmak, hayatlarında fark yaratmak dolayısıyla, Sakıp beyi “yaşatmak” vardı.”

-BIRAKTIĞI FONLARLA HER ALANDA DESTEĞE DEVAM EDİYOR

Güler Sabancı konuşmasında, Sakıp Sabancı’nın hayattayken, Sabancı Vakfı’nda bir fon kurduğunu, daha sonra bu fona ve üniversitede kurduğu fona hisse senetleri bağışladığını söyledi.

Güler Sabancı konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Vakıf kanalı ile; kendisi ve aile fertleri adına yaptırılan çok sayıdaki kalıcı eserlere düzenli destekler verilmeye devam edilmektedir. Vefatından sonra, Mardin Sakıp Sabancı Kent Müzesi özellikle Dilek Sabancı’nın da desteği ile tamamlanmış ve Mardin’de eski şehrin değişimini tetiklemiştir. Protokolünü hastanede imzaladığı; Sakıp Sabancı Kandilli Eğitim ve Kültür Merkezi -2007 yılında hizmet vermeye başladı. Sakıp Bey hayattayken tüm koleksiyonunu bağışlayarak, Atlı Köşk’te, Sakıp Sabancı Müzesi’nin Sabancı Üniversitesi’nin yönetiminde kurulmasını sağlamıştır. Kendisi, Sakıp Sabancı Müzesinin ileri müzecilik anlayışı ile yönetilmesini ve müzede uluslararası sergiler yapılmasını hep çok arzu etmiştir. Çok istediği Picasso Sergisi onun arkasından 6 ay sonra açılmış ve ülkemizin sınırlarını aşan bir başarıya imza atmıştır.”

Güler Sabancı bunların dışında merhum Sakıp Sabancı’nın kurduğu fonlarla, bir başarılı öğrenci, sporcu, sanatçı ve bilimsel çalışmanın ödül programlarıyla desteklendiğini söyledi. Konuşmasında Sakıp Sabancı’nın vefatından sonraki dönemde Sabancı holding’de yapılan çalışmalara da değinen Güler Sabancı; “Son 10 yılda Sabancı Holding’de de O’ndan aldığımız bayrağı Erol Sabancı’nın ve Yönetim Kurulu’muzun desteği ile hep beraber yukarılara taşıyoruz.

O’ndan sonra yeni iş kolumuz olarak enerji konusunu benimsedik. Sakıp bey “en pahalı enerji, olmayan enerji” derdi! Türkiye’nin kalkınmasını isteyen, bu yolda hep daha iyisini arayan birisi olarak, Enerji’nin Türkiye’nin gelişmesindeki rolünü bilen birisi olarak. 1995’de Enerjisa şirketini kurduğumuzda çok sevinmiş, özelliklede isminden dolayı bizleri kutlamıştı, omuzumuza elini koyup “Enerjisa, insana enerji veriyor” demişti. Şimdi Enerjisa; ortağımız E.ON ile birlikte Türkiye’nin en büyük özel elektrik şirketi oldu. Üretimin yanında dağıtımda da, Başkent’ten sonra; geçen sene aldığımız Ayedaş ve Toroslarla 9 Milyon müşteriye ulaşıyoruz. Sakıp bey Çukurova’nın elektriğini dağıtmanın tekrar bizlere kısmet olmasına mutlaka sevinirdi.

-TORUNU MELİSA TAPAN: “DEDEM BANA, HAYATTA UFAK BASİT ŞEYLERLE MUTLU OLMAYI ÖĞRETTİ”

anma 02-640x480

Törende Merhum Sakıp Sabancı’nın torunu Melisa Tapan’da söz alarak dedesini anlattı. Tapan şöyle dedi: “Atlı Köşk`ün bahçesinde oyunlar oynadığım; karşısında saatlerce dans edip izlettirdiğim, beni sanatla, koleksiyonlarla, hatla, kaligrafiyle, heykelle küçücük yaşımda tanıştıran, bana hizmetten, yardımseverlilikten duyacağim hazzın hiçbir başarıyla eş değer olamayacağını gösteren kişiydi O. Ben dedemleyken sanki zaman dururdu. Yerlerde yuvarlanır, güvercinlerin peşinde koşturur, bahçede motosiklete biner, çimleri biçerdik. Dedem bana hayatta basit ve ufak şeylerle mutlu olmayı öğretti. Ayrıca imkânsızlığın var olmadığını, hatalarımdan korkmamayı da ben dedemden öğrendim”. Tapan konuşmasını şöyle bitirdi: “Dedemin vefatı bu ülke ve başkaları için olduğu gibi, benim için de çok büyük bir kayıp oldu. Onun en büyük mirası “halkın sevgisi”, siz dostları, iş arkadaşları, sevenleri…” Anma töreni Sabancı Vakfı’nın altı yıldır desteklediği Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’nın verdiği konserle son buldu. Anma gecesine iş ve sanat dünyasının bir çok ünlü ismi katıldı.