CEO Mesajı

Sabancı Holding olarak 2017 yılında, küresel trendler ve senaryolar kapsamında, geçmiş performansımızı gözden geçirerek, gelecek beş yılın yol haritasını ve ana politikalarımızı oluşturmak için çalıştık.

2017 yılında, beklentilerimizi sadece net kâr odağından çıkararak, sektörün ve rekabetin gerektirdiği performans göstergelerine göre şekillendirdik.

Değerli Yatırımcılarımız,

Kıymetli İş Ortaklarımız ve Çalışanlarımız,

Siyasi ve ekonomik çok sayıda gelişmeye tanıklık ettiğimiz 2017 yılı, ekonomide tüketici güveninin yükselmeye başladığı, faaliyet ortamının iyileştiği ve büyüme oranlarının yeniden hızlanmaya başladığı bir yıl olarak tarihe geçti.

Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke ekonomileri, 2017’yi sene başındaki öngörülerden çok daha pozitif bir performansla noktalarken, dünyanın farklı coğrafyalarında ortaya çıkan bazı politik ve jeopolitik riskler ise geride bıraktığımız yılki olumlu tabloda belirsizlik yaratan gelişmeler oldu.

Özellikle Asya coğrafyasında tansiyonu artıran ABD-Kuzey Kore gerilimi, Orta Doğu’da yaşanan gerginlik, Çin’de yüksek seviyelere ulaşan özel sektör borçlanması, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma süreci ve dünyanın farklı bölgelerinde gün geçtikçe güç kazanan popülist yaklaşımlar, 2017 yılındaki başlıca kırılganlık noktalarını oluşturdu.

Bunlara rağmen, büyüme oranlarındaki hızlı yükseliş ve ekonomiye ilişkin gelecek tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi, önümüzdeki dönemde küresel ekonomideki toparlanmanın devam edeceğine yönelik beklentilerin en büyük destekçisi.

Gerek yakın coğrafyamızda gerekse ülkemizde birçok olağanüstü gelişmeye tanık olduğumuz 2016 yılının ardından, 2017 yılı da ülkemiz için çok kolay başlamadı. Komşularımızda yaşanan siyasi gerginlikler ile döviz kurlarındaki hareketlilik, ülkemizde faaliyet ortamını en fazla etkileyen gelişmeler olarak öne çıktı.

Her türlü olumsuz koşula rağmen, Türkiye ekonomisi çok iyi bir performans göstermeyi başardı. Özellikle üçüncü çeyrekte yakalanan %11,1’lik büyüme performansıyla, G-20 ülkeleri arasında da birinci sırada yer aldı. Bu noktada, ekonomik aktivitedeki ivmenin devam edeceğini, yılsonu büyüme oranımızın %7 seviyesini aşacağını öngörüyoruz.

Büyüme açısından başarılı geçen 2017 yılında, ülkemiz ekonomisini en çok zorlayan unsurların başında ise enflasyon geldi. %11,92 olarak gerçekleşen 2017 enflasyonundaki yükselişte, döviz kurlarındaki artış da etkili oldu; Türk Lirası geçtiğimiz bir yılda ABD Doları karşısında %8’e yakın ve Avro’ya karşı ise %23 değer kaybetti.

SABANCI HOLDİNG 2017 PERFORMANSI VE BEKLENTİLERİMİZ

2017 yılında küresel ekonomide başlayan toparlanmanın 2018 yılında da devam edeceğini öngörüyoruz. Bunun yanında, uzun zamandan bu yana süregelen finansal belirsizliklerin, ABD ve Avrupa Merkez Bankası kaynaklı faiz tartışmalarının ve jeopolitik risklerin 2018 yılında da ekonomik ajandada önemli bir yer tutmasını bekliyoruz.

Bu denli yüksek belirsizlik ve kırılganlıkların olduğu ortamda, Türkiye ekonomisi için yapısal reformların süratle hayata geçirilmesi son derece önemli olacaktır. Son yıllarda olduğu gibi 2017 yılında da hedefin oldukça üzerinde gerçekleşen enflasyon, yüksek faiz oranları ve döviz kurlarındaki hareketlilik çözülmesi gereken unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Bunların çözümü yönünde atılacak kapsayıcı adımlar, ekonomik aktivitedeki ivmenin de sürdürülebilirliğine katkıda bulunacaktır. Bunun yanında, küresel pazarlarda rekabet avantajı sağlayacak bir faaliyet ortamının oluşturulması ve yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi; hem Türkiye ekonomisinin dünyada hak ettiği seviyelere ulaşması için gereken sürdürülebilir büyüme oranlarına zemin hazırlayacak hem de toplumsal kalkınmaya destek olacaktır.

Sabancı Holding olarak 2017 yılında, küresel trendler ve senaryolar kapsamında, geçmiş performansımızı gözden geçirerek, gelecek beş yılın yol haritasını ve ana politikalarımızı oluşturmak için çalıştık. Finansal tabloların ötesinde dinamik ve dengeli bir portföy oluşturmak üzere bir dönüşüm başlattık. Şirketlerimizin topluluk portföyü içindeki rollerini belirleyerek, beklentilerimizi sadece net kâr odağından çıkararak, sektörün ve rekabetin gerektirdiği performans göstergelerine göre şekillendirdik. Ayrıca, yüksek teknoloji, dijital dönüşüm ve yeni nesil yetkin insan kaynaklarının Topluluk bünyesine katılımını ve geliştirilmesini önceliklerimiz olarak belirledik.

Portföyümüzde, yüksek büyüme potansiyeli olan sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerimiz bulunmakta, ülkemizden aldığımız güçle, bu büyümeden maksimum faydalanılacak adımları atarken daha sınırlı büyüme gördüğümüz sektörlerde ise transformasyonla, coğrafi ya da ürün değişimiyle veya bütün bunların bir karmasıyla nasıl daha yüksek bir performansa ulaşacağımızla ilgili uzun vadeli stratejimizi oluşturuyoruz. 2017 planlama yılı olurken 2018’den itibaren yapılacak değişikliklerin geri dönüşünü görmeyi hedefliyoruz.

Stratejik bir portföy yaklaşımıyla yönettiğimiz Topluluk şirketlerimizde kültürel transformasyon içindeyiz; performans kültürünü ön plana çıkarmaktayız. 2017, tüm paydaşlarımız için değer yaratma odağıyla, kısa yerine uzun vadeli getiriyi ön plana çıkaracak yüksek performans kültürünün alt yapısını oluşturduğumuz bir yıl olmuştur. Sabancı’yı “Yeni Neslin Sabancı’sı” olarak, ancak geçmişte bizi başarılı yapan değerlerimizden ödün vermeden, yeniden kurgulamaya başladık.

2017 yıl içinde önemli önceliklerimizden olan, Sabancı Holding portföyü içerisinde önemli bir paya sahip, Enerjisa Enerji şirketimizin halka arz hazırlık çalışmalarını tamamladık. Bu kapsamda ilk adım olarak, farklı öncelikleri olan Enerji şirketlerimizin uzun vadede değer yaratımını desteklemek ve odağını artırmak için, ortağımız E.ON ile aldığımız karar çerçevesinde, elektrik üretim ve toptan satış, ile dağıtım ve perakende satışından oluşan iki ana iş kolu olarak ayrı yönetilmek üzere şirketlerimizi böldük. Enerjii dağıtım ve perakende satış Enerjisa Enerji, üretim ve toptan satış ise Enerjisa Üretim Santralleri adı altında yönetilmeye başlandı.

Şubat 2018’de sadece Topluluğumuz için değil aynı zamanda ülkemiz için de büyük stratejik öneme sahip Enerjisa Enerji’nin rekor taleple gerçekleştirdiğimiz halka arzının, ülkemizdeki yatırım iklimine büyük katkı sağlayacağına; enerji alanında faaliyet gösteren tüm paydaşların daha kaliteli finansman kaynaklarının ulaşımına ışık tutacağına; sektöre disiplin ve şeffaflık kazandıracağına yürekten inanıyoruz.

Enerjisa Üretim’de 2MW’ı Bandırma; 7 MW’ı ise Karabük’te olmak üzere, 2017 yılında iki güneş santralini devreye alan şirketimiz, portföyünün güneş enerjisiyle desteklenmesi yönünde ilk adımı attı. 2016 yılında devreye alınan Tufanbeyli linyit santralimizin ise verimliliğindeki artışı sürdürerek ülkemizin enerji ihtiyacını karşılamada yerli enerji kaynaklarının kullanımında payımızı artırmaya devam ettik. 3,6 GW büyüklüğünde, dengeli ve yüksek verimli üretim portföyüyle Türkiye’nin en büyük özel sektör elektrik üreticisi konumunda bulunan Enerjisa Üretim’i bundan sonraki dönemde daha sağlıklı bir mali yapıya ulaştırarak halka arza hazır hale getirmeyi hedefliyoruz.

Dalgalı emtia fiyatlarını başarı ile yöneten Sanayi Grubu şirketlerimiz, küresel talep artışına bağlı yükselen ihracat performansı ve güçlenen iç talebin katkısı ile kapasite kullanımlarını yüksek seviyelerde gerçekleştirdiler ve kârlılıklarını artırdılar.

Yüksek teknoloji odağımıza paralel olarak, Sanayi grubumuzda yer alan Kordsa, 2017 yılında Ticari havacılık sektörüne ileri kompozit malzemeler sağlayan Fabric Development Inc. (FDI) ve Textile Products Inc. (TPI) şirketlerini yaklaşık 100 milyon dolar yatırım ile satın alma kararını açıklayarak, Topluluğumuz için yeni ve stratejik bir alana adım attı. Kordsa, bu satın alımın tamamlanmasıyla birlikte havacılık alanında önümüzdeki 5 yılda yıllık ortalama %10’un üzerinde büyümesi öngörülen kompozit teknolojileri pazarının öncü firmalarını bünyesine katarak, hem ABD’deki konumunu kuvvetlendirmeyi, hem de ticari havacılık tedarik zincirinde güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyor.

İnovasyonu şirket kültürü haline getiren Brisa, 2017 yılında devreye aldığı ve İzmit Fabrikası’nda belgelendirilen Ar-Ge Merkezi ile bugün yaklaşık %94 olan yerli üretim oranını artırmayı ve ihracatımıza ivme kazandırmayı hedefliyor. Öte yandan 2016 yılında temelleri atılan ve yeni nesil teknolojilerle donatılan Aksaray Fabrikası da 2018 yılı başında 300 milyon dolarlık yatırımla Türkiye’deki ikinci üretim üssü olarak devreye alındı ve başarıyla üretime geçti.

Temsa, otobüste yakın gelecekte dünya genelinde toplu ulaşıma yön verecek “Akıllı şehirler”in bir parçası olma hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda üretilen ilk elektrikli otobüsü İnovasyon Haftası’nda Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim ettik.

Çimento Grubu şirketlerimiz 2017’nin ilk yarısında, enerji ve emtia birim maliyetlerindeki artışın kârlılıktaki olumsuz etkisinde kalsa da, disiplinli maliyet yönetimi ve ikinci yarıdan itibaren artan talep ile operasyonel ve finansal olarak başarılı performans göstermiş, lider konumlarını korumuşlardır. Çimsa yaklaşık 240 milyon ABD doları yatırım ile ileri teknoloji kullanılan yeni Afyon Fabrikası’nı, hem gri hem de beyaz klinker üretecek şekilde Eskişehir Fabrika modifikasyonunu ve Niğde Fabrika’sının kapasite artışını gerçekleştirdi. Akçansa şirketimiz de benimsediği pazar ve müşteri odaklı tüketim anlayışıyla 2017 yılında da Türkiye’nin en önemli altyapı projelerinde de iş ortağı olarak yer almayı sürdürdü.

Yünsa’da, 2016 yılında başladığımız stok optimizasyonu ve organizasyonel dönüşüm süreçlerini 2017 yılında da sürdürerek operasyonel mükemmellik hedefimize ilerlemeye devam ettik. Bu hedefler çerçevesinde faaliyet kârlılığımız, 2017 yılında iyileşmesini sürdürdü.

Perakende iş kolumuzda, 2016 yılında uygulamaya koyulan yeniden yapılanma ve verimlilik odağının meyvelerinin alındığı 2017 yılı, müşteri trafiği, sepet büyüklüğündeki pozitif gelişmeler ve artan dönüştürme oranları sayesinde operasyonel kârlılıkta önemli artışlar ile tamamlandı. Perakende şirketlerimizde operasyonel mükemmellik ve verimlilik önceliklerimiz arasında devam ederken, özellikle teknoloji perakendeciliğinde çoklu kanal stratejisi ve dijital büyümeye katkıda bulunacak yeni projelerle müşteri erişimine katkıda bulunacak projelere öncelik verilecektir.

2017 yılında performansımızı artırdığımız diğer bir iş kolumuz Sigorta oldu. Bankasürans kanalını başarı ile yöneten şirketlerimiz, kritik trafik ve hayat sigortalarında pazar paylarını önemli ölçüde artırırken, bireysel emeklilikte de liderliklerini korudu. Etkin hasar yönetimi ve artan mali gelirlerin de desteği ile kârlılığı beklentilerin üzerinde gerçekleştirirken, Türkiye’de bir ilk olan Robot Dönüşüm Projesi sayesinde iş süreci verimliliğini artırdılar.

Güçlü mali yapısı ve kaynaklarıyla Türkiye ekonomisine olan desteğini artırarak sürdüren Akbank,
6 milyar TL konsolide net kâr elde etti ve böylece net kârını geçtiğimiz yıla göre %24 oranında artırmayı başardı. Geçmiş dönemlere ait sendikasyon kredilerini rekor taleplerle yenilemeyi başaran; dünyanın önde gelen finans yayın grubu Euromoney’nin “Türkiye’nin En İyi Bankası Ödülü”nü 2017’de 8’inci kez almayı başaran Akbank, bu süreçte teknoloji ve dijitalleşme alanında hayata geçirdiği uygulamalarla, sektördeki “öncü ve örnek banka” olmayı sürdürdü. Bankanın son 5 yılda teknolojiye yaptığı yatırım miktarı 500 milyon ABD dolarını aşarken, mobil bankacılık kullanan müşterilerinin oranı Avrupa ortalamasının üzerinde seyretti.

Tüm bunların yanı sıra, 5 yıllık vadede, ileri veri analitiğini tüm süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirme vizyonu ile yola çıktık. Önümüzdeki dönemde Topluluk şirketlerimiz sektörlerinde dijital dönüşüme liderlik edeceklerdir. Dijitalleşme ve verinin yarattığı yeni iş alanları ve iş modelleri odağımızda olacaktır. Bu vizyonu hayata geçirebilmek için, Topluluk çapında yetkinliklerimizi de en üst seviyeye taşımaya gayret edeceğiz.

Tüm sektörlerimizde elde ettiğimiz başarılı sonuçlar sayesinde, 2017 başında paylaştığımız geleceğe yönelik beklentilerimizin çok üzerinde performans gösterdik. Topluluk kombine net satışlarımız geçen senenin %22 üzerinde 66 milyar TL olarak gerçekleşti. Sabancı Holding, 15 milyar TL kombine faaliyet kârı elde ederken; konsolide net kârımız 3,5 milyar TL oldu. Aynı dönemde, ülkemizin geleceğine olan inancımız ve küresel büyüme vizyonumuzla, yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik.

2017 yılında kombine yaklaşık 4,5 milyar TL’lik yatırıma imza attık. Başta ekibimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza, bu başarılı sonuçlara olan katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Mehmet Göçmen

Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO